Pisagor'un Adalet Kupası; Ahenk - Düzen ve Ölçü



   Merhaba sevgili dostlar. 25 gün aradan sonra tekrar beraberiz, umarım bundan memnunsunuzdur... Bu yazıda size Pisagor'un Adalet Kupası'ndan bahsetmek istiyorum. Kısaca Pisagor'a da bakarsak konumuza giriş yaparız. Pisagor denen bu abimiz milattan önceki yıllarda yaşamış, zannediyorum ki memleketi İyonya olmalı. Kendi memleketinde bir filozof olarak bilinmesine rağmen genel olarak bir matematikçidir. Günümüzde hemen hemen her alanda kullandığımız Pisagor Teoremi adeta hayatımızın sadece matematik bölümüne değil her alanına sızmış; bilinen en iyi önermesidir. Önermesinden öte Pisagor abimizin, yaklaşık olarak 2600 sene öncesinde aç gözlüler için yapmış olduğu bir kupa bardağı da var. Bu kupalar halen Yunanistan'ın Samos Adasında satılmaktadır. "Az yetinmeyi bil, fazlasında gözün olmasın yoksa suyu çıkar" demenin uygulamalı halini yapmıştır adeta.

   Basit bir bardak değildir bu efendim. Zira altı deliktir. Fakat gariptir ki altı delik olmasına rağmen içine doldurulan sıvıyı boşaltmaz... Ta ki belli bir seviyeye kadar ! Bardağın bir eşik seviyesi vardır. O eşik, seviye aşıldığı takdirde; o zamana kadar su sızdırmayan bardak birden su akıtıverir.



   2600 sene öncesinden denge, ölçü ve ahengi hatırlatır bize... Bir fizik kanunu ahenkle tasarlanmıştır. Eşik geçilince denge bozulur ve bardak boşalır. Normal bir düzenin tekrar tesisi için, mevcut sistem alt üst edilmiştir. Bu bize "Dinamik Denge Yasasını" hatırlatır. Bu sebeptendir ki; bardağı kullanan kişi "ölçüyü" bilmeli ve her ne için kullanıyorsa dozunu kaçırmamalıdır.

   Dünya da böyle değil midir, veya yaşadıklarımız ? Her şey ilahi bir gücün "Ol" demesiyle başlamış ve kusursuz düzen devreye girmiştir. Bana göre insanoğlunun dünya hayatı da bu 3 temel kurala bağlanabilir. (Ahenk, denge ve ölçü)..
Bazen insan olarak yolumuzu şaşırır ve dengemizi kaybederiz; fakat bu hep telafi edilir. İnsan düştüğü yerden kalkar.... Ki kalkmalıdır da. Nitekim "Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır." diye söyleyen Yunus Emre, bunu boşuna söylememiştir. Fakat ölçü böyle değildir. Ölçüyü ayarlamak insanın kendine has bir tavrıdır. Aciz kulun sınırını bu belirler., şu fani dünyada ölçüyü bir kaçırdın mı nerden nereye vardığını kavrayamazsın. Düşmek ayrı, çakılmak ayrıdır... Çakılır kalırsın Mazallah.

   Bu sebeptendir ki, insan bunu huy edinmelidir. Hayatın sürekli gidip gelen dalgaları ne getirir, ne götürür bilinmez. Her şeyin azınlığının yetersiz olduğu gibi, fazlası da zarardır. Sevginin bile...
Bu 3 olgu, hayatın her aşamasında yerli yerince kullanıldığı müddetçe; insan kendi hayatındaki adaleti de tesis edebilir. Düşünsenize; dengeli, ahenkli ve ölçülü olmak bir bakıma adaletin de göstergesi değil midir ? Tüm bunların hepsi ahlak ve maneviyatla birleştirildiğinde ne olur ? İşte insan o zaman eşref-i mahlukat sıfatının koltuğuna oturur... Yaratıcının yarattığı bu alemde, her şeyin bize bir mesaj verdiğine inanıyorum ben. Bir kupa bardağının bile.... Yeterki görmesini bilelim.
İnsan olmanın farkına varmak ve eşrefi mahlukat olmanın gayretiyle yaşamak dileğimle...

Yazımı sonuna kadar okuyan tüm dostlara teşekkür ederim. Bloğuma abone olup yeni yazıları mail bildirimleriyle almak isterseniz yukarıdaki "Abone Ol" kısmından bloğuma abone olabilirsiniz.

Yusuf Cihan YEL

Yorumlar

  1. Çizimle anlatmak ayrı bir güzel olmuş :) Matematik candır! Hayırlı olsun blogunuz, hoşgeldiniz!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Bloğum 6 aylıktı aktif olarak yayın yapmaya çalışıyorum. Google Plusta sizi yeni keşfettim. saygılar

      Sil

Yorum Gönder